27.05.2021, Berlin: Geçen hafta temeli atılan House of One projesinin maliyeti 47 milyon Euro iken, bunun 20 milyon Euro'sunu federal hükümet ve 10 milyonunu da Berlin eyaleti karşılamakta. Foto: Wolfgang Kumm/dpa

Bir kilise, bir sinagog ve bir cami: Üç dinin bir arada bulunduğu ‚House of One‘ adlı yapıt Berlin’de inşa edilmekte. Dinleri bir araya getirmeyi amaçlayan bu mabet siyasi olarak gergin zamanlarda bir umut ışığı.

House of One ile Almanya’nın başkentinde, üç büyük dinin mensuplarına bir kilise, sinagog ve cami olarak fonksiyon eda edecek bir mekân bulunacak. Hristiyan, Müslüman ve Yahudiler burada tek çatı altında ibadet edebilecekler. Leipziger Straße’de inşa edilecek binanın temeli geçen hafta perşembe günü itibari ile atılmış bulunmakta. Fikrin öncüleri, dört yıllık inşaatın ardından bu projenin dinler arası anlaşma için önemli rol oynayacağını açıkladı.

Federal Meclis Başkanı Wolfgang Schäuble, House of One için bir „hoşgörü ve samimiyetin yeri“ dedi. Ayrıca, projenin öncülerini teolojik olarak zor bir yolculuk beklediğini, „Yahudiliği, Hıristiyanlığı ve İslam’ı mutlak olarak temsil ettiğini iddia etmeden, karşılıklı ve saygı ile diğer manevi perspektifleri kabul etmekte açık olmaları“ gerektiğini ekledi. Schäuble, konuşmasında dinler arası diyaloğun önemini vurguladı ve fanatizm ve şiddeti kınadı. „Almanya’da da gördüğümüz gibi, İsrail’de durumun kızışması burada da Yahudi düşmanlığının artmasına sebep oldu. Bu, dini siyasi amaçlarla kötüye kullanmaktır“ dedi.

„Nefrete yer yok“

Berlin Büyükşehir Belediye Başkanı Michael Müller, Filistin-İsrail çatışmaları sebebiyle yapılan gösteriler sırasında meydana gelen olaylarla ilgili olarak, dünyadaki çatışmaların Almanya’nın başkentinde tartışılmasının önemli olduğunu söyledi. „Ancak nefret ve şiddet, antisemitizm ve İslamofobi, ırkçılık ve nefret söylemlerinin özgür toplumumuzda yeri yoktur.“ Müller, özellikle bugünden itibaren verilen mesajın, „Berlin hoşgörüye ve dünyaya açık olmaya kararlıdır“ şeklinde olduğunu belirtti.

Protestan papaz Georg Hohberg, Haham Andreas Nachama ve İmam Kadir Sancı, projeyi on yıl önce başlatmış, House of One’a öncülük etmekteler. Projenin maliyeti 47 milyon Euro iken, bunun 20 milyon Euro’sunu federal hükümet ve 10 milyonunu da Berlin eyaleti karşılamakta. Verilen bilgilere göre, inşaat maliyetlerinin büyük bir kısmı bağış ve hibelerle karşılanmış bulunmakta. Geriye kalan yaklaşık sekiz milyon Euro’luk açık ise daha fazla bağışla kapatılmak isteniliyor (projeye destek olmak isterseniz bu linkten yapabilirsiniz).

İnşaat yıkılmış bir kilisenin temelleri üzerinde yapılmakta

Yapımı için yaklaşık 2,3 milyon tuğlanın üretildiği 46 metre yüksekliğindeki bina, Berlin mimarlık ofisi Kuehn Malvezzi’nin planlarına göre Spittelmarkt yakınlarındaki eski Petrikirche’nin temelleri üzerine inşa ediliyor. İkinci Dünya Savaşı’nda hasar gören kilise, Doğu Almanya döneminde (DDR) yıktırılmış. Sonbaharda inşaat çalışmalarının somut olarak başlamasına kadar, sahada daha fazla arkeolojik çalışma yapılacak. Arkeologlar, Aziz Petrus Kilisesi’nin eski mezarlığından yaklaşık 4.000 iskeleti kurtarmıştı. İnşaat calışmaları yaklaşık dört yıl süreceği tahmin ediliyor.

Almanya’daki Evanjelik Kilisesi (EKD), çok dinli binanın temel taşının atılması vesilesiyle daha fazla karşılıklı saygı çağrısında bulundu. EKD Konseyi Başkanı Heinrich Bedford-Strohm, Almanya Yayımcılar Ağı RND’ye verdiği röportajda, „House of One projesi önemli bir örnek sergiliyor“ dedi. „Antisemitizm ve İslamofobi artmakta. Ancak nefret uyandırdıkları ve şiddete yol açtıkları için insanları yanıltmaktalar.”

Bir „öncü“ olarak Hizmet hareketi

Almanya’daki Yahudiler Merkez Konseyi Başkanı Josef Schuster, projenin dinler arasındaki diyaloğu teşvik ettiğini ve din mensuplarının birbirleriyle konuşmalarını desteklediğini söyledi. Almanya Müslümanlar Merkez Konseyi Başkanı Aiman ​​Mazyek, RND’ye özellikle bu dönemlerde House of One projesinde oluduğu gibi dinler arası işbirliğine ihtiyaç duyulduğunu aktardı. Alman Katolikler Merkez Komitesi Başkanı Thomas Sternberg, dini mensubiyet temelli her türlü dışlama ve nefretin reddedilmesine en çok bugün ihtiyacımız olduğunu ekledi.

Diyalog ve Eğitim Vakfı Başkanı ve projenin kurucularından Ercan Karakoyun, Müslüman ortağı Hizmet hareketinin önemini vurguladı: „Almanya’da dinler arası diyaloğu Hizmet hareketi kadar destekleyen başka bir Müslüman grup muhtemelen yoktur. Hizmet bu konuda öncü bir rol oynamakta. Bundan dolayı Müslüman toplumunda diyaloğun olağanlık kazanması için diğer Müslüman grupları projeye dahil etmeye çalışmaya devam edeceğiz“ dedi.